Bugün Kendime Daha İyi Davrandım

İç sesimizi olumluya çevirmek
Bugün yine o bildik sesle uyandım. Hani şu, “Yine geç kaldın!”, “Hiçbir şeyi zamanında yapamıyorsun!” diye fısıldayan (bazen bağıran) iç sesimle… Uzun zamandır onunla yaşıyorum, sanki yanımda görünmez bir arkadaş gibi. Ama dürüst olmak gerekirse, biraz huysuz bir arkadaş. Eleştirmeyi çok seviyor, pohpohlamayı hiç bilmiyor.

Ama bu sabah farklı bir şey denedim.

Çalar saat çaldığında ve ben klasik şekilde ertelediğimde, iç sesim hemen atağa geçmeye hazırlanıyordu. O “Yine mi?” çıkışına gelmeden önce, ben devreye girdim:
“Olsun, bugün de biraz daha dinlenmeye ihtiyacın vardı.”

Bu cümle çok büyük bir değişim yaratmadı belki ama beni gülümsetti. Çünkü ilk defa kendime anlayış göstermeyi denedim. Ve bu, günün devamında minik minik büyüdü.

Bulaşıkları hemen yıkamadım mı? “Üşengeçsin” yerine dedim ki,
“Yorgunsun, sonra yaparsın. Her şey hemen olmak zorunda değil.”

Bir işi eksik yaptım mı? “Sen zaten beceremezsin” yerine,
“Herkes hata yapar, demek ki böyle öğreniyorsun.”

Gün boyunca fark ettim ki, iç sesimi olumluya çevirmek, Pollyannacılık oynamak değilmiş. Sadece kendine, bir başkasına göstereceğin şefkati göstermekmiş. Bazen “iyi ki varsın” demek kadar basit, bazen sadece susup yargılamamak kadar güçlü.

Kendime not:
Olumsuz iç ses bazen seni korumaya çalışıyor, ama dili sert. Sen artık bu dili yumuşatabilirsin. Eleştirmek yerine destekleyebilirsin. Bugün bunu başardın. Yarın yine denersin. Hepsi bu.

Sevgiler,