Toksik İlişki Nasıl Başlar?
“Her şey başta çok güzeldi… Peki sonra ne oldu?”
Toksik ilişkiler genellikle bir anda ortaya çıkmaz.
Bir sabah uyanıp “Ben toksik bir ilişkideyim!” demezsin.
Bu süreç sessiz, yavaş ve çoğu zaman fark ettirmeden ilerler.
Bu yüzden anlamak zor olsa da aslında her şey ince sinyallerle başlar.
1) Masum görünen başlangıç
İlişkinin ilk zamanları…
Heyecan, enerji, romantizm…
O seni omuzlarına alır gibi hissettirir; Sen de çok uzun süredir özlediğin sıcaklığı bulmuşsundur.
Mesajlar kısa sürede uzar, “Sen farklısın” cümlesi içini ısıtır, seni önceliği yapması güçlü hissettirir.
Başlangıçta her şey çok iyi olabildiği için, ileride olacakları tahmin etmek neredeyse imkânsızdır.
Toksik ilişkiler çoğu zaman mükemmele yakın başlar. Belki de en tehlikeli yanı bu.
2) Hızlı Bağlanma
Toksik döngünün ilk adımı genelde hızlı bağ kurmaktır.
Daha ilk haftalarda büyük sözler duyarsın: “Hayatımda kimseyi böyle sevmedim.”
“Sanki yıllardır seni tanıyorum.”
“Benim ruh eşimsin.”
Böylesi yoğun duygular kulağa romantik gelir, ama aynı zamanda gerçeklik algını bulandırır.
Daha iyi tanıyamadan derinlere çekilirsin.
Bir bakmışsın, hayatının merkezinde o var.
3) Aşırı İlgi – Aşırı Hesap
İlk başta ilgi çok hoş gelir: Sürekli mesaj atması, merak etmesi, seni araması…
Ne kadar güzel değil mi?
Ama zamanla bu ilgi sorguya dönüşür: “Neden bu kadar geç yazdın?”
“Kimle görüştün?”
“Neden o fotoğrafı paylaştın?”
Başlarda seni sahiplenme gibi görünen şey, gitgide kontrole evrilir.
Farkı anlamak kolay değildir. Çünkü sevildiğini sanırsın. Ama aslında izleniyorsun.
4) İlk Kırmızı Bayraklar
Her toksik ilişki küçük sinyaller verir.
Ama sen o sırada aşkın enerjisindesindir.
O yüzden “Görmezlikten gelmek” kolay gelir.
Mesela: Sana karşı öfkeli çıkışlar, küçük küçümsemeler, aşırı kıskançlık, başkalarını sürekli suçlama, eski ilişkilerini kötüleme
“Benim dışımda herkesi suçluyor.”
Bu cümlenin aslında alarm olduğunu ,çoğumuz çok geç anlarız.
Ama o an ne deriz?
“Aslında kötü biri değil… sadece biraz hassas.”
5) Sorunları Normalleştirme
İlişkide ters gelen bir şey olur…
Konuşursunuz…O seni öyle güzel anlatır ki…
“Belki de ben yanlış anladım” dersin.
Özür diler, tatlı davranır, kırgınlığını unutturur…
Küçük kırmızı bayraklar, pembe halılarla örtülür ve unutursun.
İşte burada normalleştirme başlar.
Bu döngü tekrar ettikçe, artık sana tuhaf gelmeyen şeyler aslında yavaşça sınırlarını yok eder.
6) Kendini İkna Etme: “O aslında iyi…”
İçindeki ses rahatsızdır; ama o sesi bastırırsın.
Kendini ikna etmeye başlarsın:
“Aslında iyi biri.”
“Zor günler geçiriyor.”
“Benim yüzümden böyle.”
“Belki ben hassasım.”
Bu cümleler toksik ilişkinin en yaygın iç konuşmalarıdır. Suç, adım adım sana geçer.
Ve işte bu noktada olan şey çok önemlidir, gerçeklikle bağın sarsılmaya başlar.
7) Dalgalı Sevgi – Karışık Mesajlar
Bir gün çok ilgili, ertesi gün umursamaz…
Bir gün seni göklere çıkarır, ertesi gün yok sayar…
Sen anlam veremedikçe, ona daha çok bağlanırsın.
Çünkü insan zihni belirsizliğe alışmaya çalışır.
Her gün aynı davranışı görmesen de, arada gelen güzel anlar seni tutmaya yeter.
Toksik ilişkiler tam da bu dalgalı ritimde büyür.
8) Kendini Kaybetmeye Başlarsın
Yavaş yavaş…
Eskisi kadar gülmediğini fark edersin, sürekli tetikte hissedersin, karar verirken onu düşünürsün. Kendini açıklamaktan yorulursun, sonra bir gün durup içinden şu geçer:
“Ben ne zaman böyle biri oldum?”
O an aslında tüm hikâyeyi özetler, yavaşça kendini kaybetmişsindir.
Sonuç
Toksik ilişkiler birden bire düşmez insanın başına.
Sessiz adımlarla girer, seni fark etmeden değiştirir.
Her şey güzel başlar; o güzel başlangıç, ileride yaraları örtmek için kullanılır.
Bu yüzden fark etmek iyileşme yolculuğunun ilk adımıdır.
Bir şeylerin yanlış olduğunu hissettiğin anda kalbini hafife alma. Çoğu zaman önce o duyar.